tatlım benimm çok güzel bi başlık olmş paylaşanların ellerine sağlıkk
_________________ __Askerimsiz geçecek son ''10'' pazar günü..__
__^1Ekİm^__^ '15' KASIMMM^__
KASIMDA AŞK BAŞKADIR!!
28 May 2010, 12:25
Z&A-Love4Ever
Moderatör
Kayıt: 12 Eyl 2009, 22:49 Mesaj: 19974 Konum: Haberci:)
Devre: 89/3 Bal tertom "Kraliz" diyor...
Tezkere Tarihi: 26 Ekm 2010
Memleket: Istanbul/Almanya
Askerlik Yer: aSafranbolu uCiresun
Burç: Yengec-Akrep
Mezun Olduğu Okul: Bilgisayar&Ekonomi,Master
Medeni Durum: Bilmesi Gerekenler Biliyor...
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Ayyy cevap süper olmus gercekten:) yani o kisiyi almakta haklilar:) bende bizim arkadaslara bi sorayim bakalim ne cevap vericekler:D
_________________ $afak cok karanlik olsada, sayili gün, elbet birgün biticek, elbet birgün kavu$acagiz... =) Zey No
CiKoLaTaSiZ HaYaT NeKaDaRdA BaYaT =) =)
28 May 2010, 12:25
Nefesimm
Kayıt: 05 Mar 2010, 22:39 Mesaj: 782 Konum: Cennetimin tek meleği:)
Devre: 90/1
Tezkere Tarihi: 02 May 2011
Memleket: istanbul/kütahya
Askerlik Yer: manisa-ankara
Burç: kova-boğa
Mezun Olduğu Okul: öğrenci
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz degneği ve el yordami ile otobüse binmişti. Şöför : Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi. Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir hava subayi idi. Bundan birkaç ay önce yanlis bir teshis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla göremeyecekti. Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda kayboluyordu.
Bütün gün düsündü koca nasil yardim edebilirim güzeller güzeli esime. Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu acti. Karisi dehsetle gözlerini acti.Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi. Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu kendisinin birakacagini ve aksam alacagini ve ona çok güvendigini söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu. Kadin büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak istemiyordu. Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu , kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti.
Aksam karisina: Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu .. Günler günleri kovaladi hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, soför : - Sizi kiskaniyorum, hanimefendi dedi. Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden , diye sordu. Soför, - Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir hava subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el salliyor , dedi."
_________________ İlla üçüncü ßir şahıs girecekse aramıza, minik Parmakları olan ßir kız çocuğu olsun...=)
28 May 2010, 13:55
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Bir Kadına Ne Verirseniz Verin, Onu Daha da Büyük Hale Getirir Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona bir ev verir...siniz, size bir yuva verir; Ona sebze verirsiniz, size yemek verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Ona bir şarkı söylerseniz, size konser verir. Kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir... Bu yüzden ona çamur atarsnız, karşılığında bi bataklıkta boğulmaya HAZIR OLUN...
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
31 May 2010, 12:14
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
uyarı !!!!! Bildiğiniz gibi artık her kurumda işlem yaparken, telefon hattı alırken, bir yer...lere abone olurken, kargo alıp-verirken, havale işlemlerinde.. vs.. kimlik fotokopisi istenmekte. Aslında bu yasal değil, sadece koca formu doldurmak yerine kimliğinizin fotokopisini iliştiriyorlar o belgelere ya da kendilerini garantiye alıyorlar ve işleri hizlandırıyorlar. .. Sebep her neyse... Sonuçta artık kimlik fotokopisi ile cok islem yapılması alışmış bir durum oldu artık... Peki, bu kimlik fotokopiniz ile başkası neler yapabilir diye düşündünüz mü hiç? Birkac örnek verecek olursak: -Adınıza bir yerlere üye olunabilir. -Adınıza abonelik açılabilir. -Sizibir şey icin kefil edebilirler. -En cok görülen vakalardan biri de şu: ADINIZA BİR SÜRÜ TELEFON HATTI AÇTIRIP, AÇIK HAT OLARAK SATABİLİRLER ! ve bu hatları alanlar herhangi bir suç işlediklerinde direk hat sahibi yani kimlik fotokopisi kullanılarak adına hat açılan kişi zan altinda kalmaktadır. (zaten siz de telefoncularda açık hat satıldığına şahit olmuşsunuzdur) -ve bunun gibi birçok örnek..Peki,kendimizi korumak, kimlik bilgilerimizle isteğimiz dışında işlem yapılmasını önlemek cok mu zor? Elbette deği l! Basit ve etkili bir yöntem var; Mesela 0 5xx 123 45 67 nolu telefon hattını aldınız. Form doldururken ve kimlik fotokopisini verirken, FOTOKOPi DE, KiMLİĞİN ÖN VE ARKA YÜZÜNDEKİ BOŞ ALANLARA (hatta Üzerine) SADECE 0 5XX 123 45 67 HATTIN ABONELİK IŞLEMLERİ/ AKTIVASYONU İÇİNDİR yazıp paraf atmanız sizi koruyacaktır. Veya: SADECE 01/01/200X NOLU , XXXX MiKTARLI HAVALE İŞLEMİ İÇİNDİR.. vb. ŞEKLİNDE NOT TUTMANIZ İYİ BİR ÖNLEM OLACAKTIR... Bu konuyu mümkün olduğunca çok kişiye bildirelim. KÜÇÜK BİR UYARI: SAKIN BU NUMARAYI ARAMAYIN! Eğer; birisi sizi cep telefonunuzdan arayarak 'ESAT' veya 'ERICAL' adlı bir firmadan arıyoruz telefonunuzu kontrol etmek zorunda olduğunu ve bunun icin '9090' i aramanızı söylerse telefonunuzu derhal kapatın ve söylenen numarayi sakın aramayın. Söz konusu numarayı çevirmeniz, karşınızdaki bu şahsın sizin bütün kimlik bilgilerinize ulaşmasını ve yapacağı tüm telefon görüşmelerini sizin hesabınıza geçirmesini saglayacaktır!
[Lütfen, güç durumda kalmamak için, bu uyarıyı paylaşalım diğer arkadaşlarımıza da ulaştırarak onları da bilgilendirelim.]
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
01 Haz 2010, 14:41
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
uyarı !!!!! Bildiğiniz gibi artık her kurumda işlem yaparken, telefon hattı alırken, bir yer...lere abone olurken, kargo alıp-verirken, havale işlemlerinde.. vs.. kimlik fotokopisi istenmekte. Aslında bu yasal değil, sadece koca formu doldurmak yerine kimliğinizin fotokopisini iliştiriyorlar o belgelere ya da kendilerini garantiye alıyorlar ve işleri hizlandırıyorlar. .. Sebep her neyse... Sonuçta artık kimlik fotokopisi ile cok islem yapılması alışmış bir durum oldu artık... Peki, bu kimlik fotokopiniz ile başkası neler yapabilir diye düşündünüz mü hiç? Birkac örnek verecek olursak: -Adınıza bir yerlere üye olunabilir. -Adınıza abonelik açılabilir. -Sizibir şey icin kefil edebilirler. -En cok görülen vakalardan biri de şu: ADINIZA BİR SÜRÜ TELEFON HATTI AÇTIRIP, AÇIK HAT OLARAK SATABİLİRLER ! ve bu hatları alanlar herhangi bir suç işlediklerinde direk hat sahibi yani kimlik fotokopisi kullanılarak adına hat açılan kişi zan altinda kalmaktadır. (zaten siz de telefoncularda açık hat satıldığına şahit olmuşsunuzdur) -ve bunun gibi birçok örnek..Peki,kendimizi korumak, kimlik bilgilerimizle isteğimiz dışında işlem yapılmasını önlemek cok mu zor? Elbette deği l! Basit ve etkili bir yöntem var; Mesela 0 5xx 123 45 67 nolu telefon hattını aldınız. Form doldururken ve kimlik fotokopisini verirken, FOTOKOPi DE, KiMLİĞİN ÖN VE ARKA YÜZÜNDEKİ BOŞ ALANLARA (hatta Üzerine) SADECE 0 5XX 123 45 67 HATTIN ABONELİK IŞLEMLERİ/ AKTIVASYONU İÇİNDİR yazıp paraf atmanız sizi koruyacaktır. Veya: SADECE 01/01/200X NOLU , XXXX MiKTARLI HAVALE İŞLEMİ İÇİNDİR.. vb. ŞEKLİNDE NOT TUTMANIZ İYİ BİR ÖNLEM OLACAKTIR... Bu konuyu mümkün olduğunca çok kişiye bildirelim. KÜÇÜK BİR UYARI: SAKIN BU NUMARAYI ARAMAYIN! Eğer; birisi sizi cep telefonunuzdan arayarak 'ESAT' veya 'ERICAL' adlı bir firmadan arıyoruz telefonunuzu kontrol etmek zorunda olduğunu ve bunun icin '9090' i aramanızı söylerse telefonunuzu derhal kapatın ve söylenen numarayi sakın aramayın. Söz konusu numarayı çevirmeniz, karşınızdaki bu şahsın sizin bütün kimlik bilgilerinize ulaşmasını ve yapacağı tüm telefon görüşmelerini sizin hesabınıza geçirmesini saglayacaktır!
[Lütfen, güç durumda kalmamak için, bu uyarıyı paylaşalım diğer arkadaşlarımıza da ulaştırarak onları da bilgilendirelim.]
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
01 Haz 2010, 15:25
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Kaç yaşındasın nine? -71… -Demek İstiklal Savaşı’nda 20-21 yaşlarındaydın… -Öyle zahir… -O günden beri çıkmadın mı köyünden? ...-Çıkmadım. -50 yıldır çıkmadın ha? -50 yıldır… -O gün, bu gün, dünya çok değişti… -Öyleymiş… -Bir daha da evlenmedin, öyle mi? -Öyle… -Seni, ardı arkası gelmeyen sorularla sıkıyorum değil mi? -Estağfurullah… -Ne yapayım, sen anlatmıyorsun ki, dinleyeyim… Niçin anlatmayı sevmiyorsun?... -Sevmem! -Ne seversin? -Okumayı… -Ne okursun?.. -Kur’an okurum. -Okuman yazman var mı? -Yok! Yalnız Kur’an okurum. -Kim öğretti sana Kur’an okumayı? -Babam… -Peki, Kur’an okuyan, eski harflerle başka şeyleri okuyamaz mı? -Ben okuyamam. Allah’ın Kelâmı bana kolay gelir. Öbürleri çetin kargacık-burgacıklar… -Baban da kocan gibi zeybek miydi? -Babam köy imamıydı. Hem zeybek diye ayrı bir cins yoktu ki… Burada her mert delikanlı bir zeybekti zamanında… -Ya şimdi… -Şimdi herkes bebek… -Ne oldu, nerede öldü baban? -Seferberlikte (I.Dünya Savaşı) Hicaz taraflarına gitti, bir daha dönmedi. -Ne kaldı babandan sana?.. -Şu köşede gördüğün yeşil ipek kaplı Kur’an kaldı. Bir de söz… -Nasıl söz?.. -“Kur’an’dan ayrılma!...” -Sen o zaman 14-15 yaşlarında bir kızdın… -Öyleydim… -Sonra evlendin… -Beni 19 yaşımda, dayımın oğluna verdiler. Evlendim. -Tam da Yunanlıların İzmir’e çıktığı yıl… -Çok geçmeden Yunanlı bu tarafa geldi, bir taburuyla bizim köye yerleşti. -Anlat, anlat! -Ne anlatayım?.. Sen sor, ben söyleyeyim!.. Zaten her şeyi öğrenmişsin dışardan… -Evet ama senin ağzından dinlemek istiyorum. Halk bir şeyi renkten renge sokar, gerçek diye bir şey kalmaz ortada… -Doğru!.. Kimbilir benim için de neler uydurmuşlardır! -Sen, tek başına, bir tabur Yunan askerini köyden kaçırmışsın!.. -Yok canım, o benim kuvvetim değil, Kur’an’ın gücü… -Kur’an’ın gücü mü? -Ne sandın ya; koynumda Kur’an olmasaydı, hiç o işi becerebilir miydim ben? -Kur’an’ın, tüfek gibi, top gibi bir gücü olabilir mi? -Yüzbin top, O’nun tek harfine denk olamaz!.. -Kuzum nine, söyle nasıl oldu? -Üç aylık kocamı cami avlusunda kurşuna dizdiler. -Sebep? -Kızlara saldıran bir Yunanlıyı bıçaklayıp öldürdü diye… -Sonra?.. -Kalktım, Yunan kumandanına gittim. Sırtıma örtümü çektim, koynuma Kur’anımı aldım gittim. -Eeee? -Yunan kumandanı, meydan yerindeki eski jandarma karakolunda bir masa başında, çizmeli ayaklarını masanın üzerine uzatmış, oturuyordu. Yanında da İzmir’in yerlisi bir Rum… Tercüman… -Nasıl cesaret edebildin aralarına girmeye? -Cesaret Kur’an’ın emri… Kumandan “ne istiyorsun?” diye sordu. “Kocamın kanını dava ediyorum!” dedim. “Kime karşı?” dedi. “Sana karşı!” dedim. Kahkahayla güldü. Ayaklarını masadan çekerek doğruldu. Alaycı bir yılışıklıkla “ne yapmamızı emir buyuruyorsunuz?” dedi. Ellerimle, koynumdaki Kur’an’ı sımsıkı kucaklayarak… -Ne cevap verdin? -“Hemen taburunuzu alıp, buradan çıkmanızı istiyorum!” dedim. -Hayret!.. -Evet, kumandan hayretinden ne diyeceğini bilemedi. “Nedir, o koynundaki sımsıkı kavradığın şey?” diye bağırdı. Ben de bağırdım: “Dünyanın en güçlü silahı! Hepinizi tuz-buz etmeye yeter!..” -Müthiş!.. -Tam o anda tercüman avaz avaz “bomba!” diye bastı çığlığı… -Akıl alabilecek gibi değil… -Daha neler var bu dünyada aklın alabileceği gibi olmayan… -Devam et! -Kumandan dehşetle irkildi, yan yana yürümeye başladı; gözleri bende ve koynumdaki gizli silahta, arkasıyla çıktı, meydan yerindeki askerlerine doğru yürüdü. Tercüman da iki büklüm, ardında… -Nasıl oldu da üzerine atlayıp, bomba sandıkları şeyi koynundan almadılar?.. -Sıkı mı, ya onu yere bırakıp da karakolu havaya uçuracak olursam?.. -Sonrası?.. -Sonrası, kumandan askerlerine Rumca bir takım emirler verir ve onları toplarken, birdenbire müezzinin gür sesi işitildi. Öğle ezanı… Kocamın tabutu da musalla taşında… O anda bir yaylım ateş… Olanları haber alan çeteler, bir tepeciğin üstünden kuru-sıkı ateş ediyor. Yunalı askerler kaynaştı. Ne yapacaklarını bilemediler. Ben, tam o an, kollarım sımsıkı koynumdaki silahı kavramış, kapıdan çıktım, medyam yerinde göründüm. Kumandan haykırdı. Rumca bir kumanda… Yunanlılar köy dışına doğru kaçmaya başladılar. Gidiş o gidiş… -Demek Kur’an silahtan üstün geldi İstiklal Savaşı’nda… -O savaşı Kur’an’ın gücü kazandı!...
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
01 Haz 2010, 15:27
_MERVE_
Kayıt: 01 Arl 2008, 09:40 Mesaj: 7227 Konum: ÖLÜMÜNE SEVDALI!!!
Devre: BİTELİ COK OLDU COKK!
Tezkere Tarihi: 14 Kas 2008
Memleket: YıldızGözlümünKalbi
Askerlik Yer: benden çok uzaktaydı
Burç: Başak_Oğlak
Medeni Durum: EvLiiiiii!!...
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
TŞKLR EMİNE BANADA BUNA BENZER Bİ MAİL GELMİŞTİ TEDBİR ALMAK İİ GERCEKTENDE
_________________ GÜNEŞİM YANIMDA ARTIK ÖLENE DEK BERABERİZ
01 Haz 2010, 15:29
Nefesimm
Kayıt: 05 Mar 2010, 22:39 Mesaj: 782 Konum: Cennetimin tek meleği:)
Devre: 90/1
Tezkere Tarihi: 02 May 2011
Memleket: istanbul/kütahya
Askerlik Yer: manisa-ankara
Burç: kova-boğa
Mezun Olduğu Okul: öğrenci
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
19. yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. Hunt’ın “Evrenin Işığı” adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.
Adam, öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşçasına duruyordu. Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü “Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım” dedi.” “Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?
Ona kapı kolu çizmeyi unutmuşsunuz da…” Hunt gülümsedi. “Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki…”dedi ve tablosunun anlamını açıkladı.
“Bu kapı, insan kalbini simgeliyor. Ancak içeriden açılabildiği için dışında kola gereksinim yoktur…” O kapı size içerden açılmamışsa giremezsiniz… ” *
_________________ İlla üçüncü ßir şahıs girecekse aramıza, minik Parmakları olan ßir kız çocuğu olsun...=)
09 Tem 2010, 20:41
Nefesimm
Kayıt: 05 Mar 2010, 22:39 Mesaj: 782 Konum: Cennetimin tek meleği:)
Devre: 90/1
Tezkere Tarihi: 02 May 2011
Memleket: istanbul/kütahya
Askerlik Yer: manisa-ankara
Burç: kova-boğa
Mezun Olduğu Okul: öğrenci
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyununbirine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte.
Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.
Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi,anırdı yani. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı.
Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.
Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.
Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı.
Hayat, bazen bizim de üzerimize üzerimize gelir. (Ne bazeni, çoğu zaman.) Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak,aydınlığa adım atmaktır.
Kör kuyuda olsak bile
_________________ İlla üçüncü ßir şahıs girecekse aramıza, minik Parmakları olan ßir kız çocuğu olsun...=)
09 Tem 2010, 20:42
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
*
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
31 Tem 2010, 15:09
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Can Yücel / olmuyorsa zorlamayacaksın Olsun istersin… Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin. Aşktır ; değer verirsi...n, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin… Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde. İştir ; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin… Dosttur ; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın… Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her şey başladığın gibi! Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı? Elinden geleni yaptın mı? Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…
ÇOK GÜZEL YA BAYILDIIMM.....
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
03 Ağu 2010, 10:15
balımmm
Kayıt: 02 May 2009, 00:12 Mesaj: 6519
Devre: 88/4 tü yalaln oldu :)
Tezkere Tarihi: 04 Mar 2010
Memleket: Bursa/Bursa
Askerlik Yer: Kıbrıs/Girne
Burç: Oğlak/Başak
Mezun Olduğu Okul: Uludağ Üniversitesi.
Medeni Durum: NİŞANLIYIZZZ :)
Re: BİR YUDUM HİKAYE...
Bir Çinli Filozofun Denklemi ( İnsan ) = ( yemek ) + ( uyumak ) + ( para) kazanmak için çalışmak ) + ( Eğlenmek )
( Eşek ) = ( yeme...k ) + ( uyumak ) olduğuna göre ilk denklemde
( yemek + uyumak ) yerine ( Eşek ) koyabiliriz. .. ( İnsan ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( Eğlenmek )
bu yeni denklemde her iki taraftan ( Eğlenmek ) çıkartılırsa:
( İnsan ) - ( Eğlenmek ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak )
SONUÇ:
Eğlenmesini bilmeyen insan, sadece para kazanmak için çalışan eşekten başka birşey değildir.
Çinli Filozof Chang Ying Yue'dan; Her kim gün boyunca arı kadar aktif, bir boğa kadar güçlü, bir at kadar çalışkan olduğu halde, akşam olunca bir köpek kadar bitkin eve dönüyorsa; bir veterinere görünmelidir. Çünkü eşek olması, kuvvetle muhtemeldir.
_________________ her zevki sefa bir anlıktır.nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır.her canlıya ölüm vardır,insanda ölür,asıl ölmeyen insanlıktır..
Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumda konulara cevap yazamazsınız Bu forumda kendi mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumda kendi mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumda dosya ekleyemezsiniz